28 Ocak 2009 Çarşamba

VAZGEÇİLMEZİMSİN SEN...

İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında, seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın, dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam...

Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam...

Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp, bana baktığını hissediyorsam...

Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa...

İçtiğim çayın şekeri, kahvaltımın her lokması sen oluyorsan...

Sokakta bana bakan her insan, yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa...

Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam...
O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam...

Yüzlerce kişinin arasında bile kadehimi sadece senin şerefine kaldırıyorsam...
Başımı döndüren şeyin aslında içki değil, sana olan aşkım olduğunu biliyorsam...

Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle, bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam...

Ve o enerjiyle hiç uyumadan günlerce çalışabileceğimi duyumsuyorsam...

Gün boyu saatleri, dakikaları sayıp 'Neden geçmiyor bunlar' diye hayıflanıyorsam...

Hep döneceğin günü ve buluşacağımız anı bekliyorsam...

Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam...

Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam...
Seninle ilgili planlar yapıyorsam geleceğe dair...
Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzerinde dakikalarca düşünüyorsam...

İzlediğim filmdeki başrol oyuncularının yerine kendimizi koyup 'Biz olsaydık böyle yapardık' diyorsam...

Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam...

Yine de bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam...

Aşkımın coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam...

Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı, yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi, içkinin en keyiflisini seninle içeceğimi düşünüyorsam...

'Hayatının en anlamlı şeyi ne' diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam...

Sen benim için vazgeçilmez olmuşsun demektir...

27 Ocak 2009 Salı

CANIM YEĞENLERİM İYİ Kİ DOĞDUNUZ...

Bundan tam 8 yıl önce bugün gözlerinizi açtınız dünyaya. Büyük bir telaş içinde ablamı hastaneye yetiştirdiğimizi hatırlıyorum. İkizlerimiz dünyaya geliyordu. Çok heyecanlıydım bir o kadar da korkuyordum ablamın o sancılarını gördükçe. Artık teyze olacaktım. Ne büyük mutluluktu bu benim için. Ve o büyük telaşın sonunda gözlerini açtılar dünyaya.

Ama ne göreyim çok küçücüktüler. Bu küçük bebekler benim yeğenlerimmiydi şimdi. Kucağıma almaya kıyamazdım ki ben onları. Nasıl bir heyecandı. O gece hiç uyuyamamışdım.

Şimdi 8 yaş bitti ve merhaba 9 yaş. Ne kadar çabuk geçti o kadar yıl. Onlar benim herşeyim.

TEYZENİZ SİZİ ÇOK SEVİYOR ÇOKKKKKKKKKKKK...

İYİ Kİ DOĞDUNUZ CANLARIM. HER YAŞINIZ BÖYLE GÜLÜCÜKLER İÇİNDE GEÇSİN...

25 Ocak 2009 Pazar

HAYATTA YAPTIĞIM 4'LER- MİM

Sevgili arkadaşım Gülcan beni mimlemiş. Biraz geç oldu özür diliyorum ve hemen cevaplamaya geçiyorum…

Yaptığım 4 iş;


**** Sabah işe gitmek
**** İş çıkışı derse gitmek
**** KPSS çalışmak
**** Akşamları bilgisayar başında azıcıkta olsa hasret gidermek (En güzeli de bu :) )

Defalarca izleyebileceğim 4 film;

**** New York’ta Bir Sonbahar
**** Melekler Şehri
**** Pretty Woman
**** Babam ve Oğlum

Yaşadığım 4 yer;

**** Adana
**** Mersin

İzlediğim 4 Tv programı;


**** Komedi Dükkânı
****Çok güzel Hareketler Bunlar
****Beyaz Show
****Var mısın Yok musun?

Tatil için gittiğim 4 yer;

**** Mersin
**** Ankara

En sevdiğim 4 yemek;

**** Adana Kebap :)
**** İçli Köfte
**** Sarımsaklı Köfte
**** Tavuk

Hemen şimdi olmak isteyeceğim 4 yer;

**** Sevdiğimin yanında
**** Sessiz sakin deniz kenarında bir evde
**** Şömine başında, dışarıda kar elimde kahvem ve kitabım bir dağ evinde

Bir yağmur damlası olsaydım düşmek isteyeceğim 4 yer;

**** Sevdiğimin yanağına :)
**** Okyanusa

Bende sevgili arkadaşımız Flame'yi ve Sude-Buse'nin annesini mimliyorum. Kolay gelsin size...
Sude ve Buse'nin tatlı annesi Cemile MUTLU YILLAR ARKADAŞIM. İYİ Kİ DOĞDUNNN :)

22 Ocak 2009 Perşembe

KARNELERR...

Merhabalar. Yoğunluktan dolayı blogumu ve sizleri ihmal ettim . Kusura bakmayın. Karne haftası rahat ederim dedim ama daha da yoğun geçiyor. Çünkü okula gitmiyor çocuklar o yüzden tüm gün etütteler. Tabi böyle olunca 2 devre karıştı. Vee ders yapmak istemeyen öğrencileri baş etmek zorlaştı. Hergün eve bitkin geliyorum. Erkende uyuyorum.

Bakalım yarın nasıl karnelerle gelecekler bizim öğrenciler. Gerçi hepsinin notlarını e-okuldan takip ediyorum ama olsun karne bambaşka. Hepsinin Fen dersi iyi gelecek karnede neyse ki. Heyecanlıyım yine de:) Dönem boyu emek ettik umarım emeğimizin karşılığını güzel notlar görerek alırız.

Sömestirin ilk haftası çalışıyorum. Ama daha çok etkinlik yapacağız çocuklara. Birgün sinema, birgün tiyatro, Mc Donalds, gezi vs...
Haftaya cuma izne ayrılıyorum 1 haftalık. Bol bol dinleneceğim :)

Allah bozmasın, nazar olmasın bugünlerde herşeye ragmen mutluyum :)
Bunu hakettiğimi düşünüyorum artık.

Bugün canım Lolamın doğumgünü. Mutlu yıllar arkadaşım benim.

Şimdilik benden bu kadar. SEVGİYLE KALIN HEPİNİZ...

18 Ocak 2009 Pazar

BİR HAFTA SONU ÖZETİ...

Yeni yıl geldi gelecek derken ocak ayının orasıda geçti gitti. Bir haftayı daha geride bıraktık.
Bu hafta benim için pek yorucu değildi ama cumartesi nöbetçiydim. Saat 14:00'a kadar çalıştık ben ve iş yerinden en iyi arkadaşımla. Nöbetlerimiz aynı güne denk geliyor neyseki. Öyle ayarladık.
Bizim hafta sonu nöbetimiz biraz ilginç. Çünkü dersimiz yok. Öyle boş boş duruyoruz.
Öğretmenler odamıza geçtik, açtık TVyi. Bayağı sohbet ettik. Kahve yaptık, fal baktık :))Şimdi böyle nöbete can kurban diyorsunuzdur :)) Ama sadece hafta sonu nöbeti böyle. Dersimiz yok ne yapalım. Maksak etütte öğretmen olsun diye nöbet tutturuyorlar bize.Belki öğrenci gelir diye. Ayda bir sıra geliyor bana. Hafta içi nöbetinde canım çıkıyor ama.
Saat 2'ye doğru annem geldi iş yerime. Beraber alışverişe çıktık. Yine indirimlerden yararlanarak birkaç birşeyler aldım.

Sıkıcı ve kötü bir pazar geçirdim. Sabah uyandım elektrik kesikti. Öğlen oldu hala elektrik gelmedi bende kursa gittim. Coğrafya dersi dinledim bir güzel. Kurstan geldim hala elektrik kesik derken akşam 17:00 gibi geldi elektrik.
Elektrik olmadan hayat ne sıkıcıymış yaa...

TV yok, bilgisayar yok, Telefonların şarjı yok :)

Bugün hava o kadar güzeldi ki. Üzerimizdeki kaban, mont çok geldi. Normal değildi bu sıcak bu mevsimde. Geçen hafta donuyorduk.

Yarın iş başı. Bu hafta karne haftası diye fazla yoğun olmayacağımı umut ediyorum.
HERKESE İYİ BİR HAFTA DİLİYORUM. SEVGİYLE KALIN...

15 Ocak 2009 Perşembe

KİTAP FUARI...

Merhabalar herkese , bu haftam bayağı yoğun geçiyor.
Adana'da yapılan 2. Çukurova kitap fuarına götürdüm öğrencilerimi.
Çok gezdik ve çok yorulduk. Bayağı kalabalıktı. Okullar hep öğrencilerini getirmişler. İyi ki de getirdim öğrencilerimi dedim.
Çeşitli yazarların imza günleri var fuarda. Gittiğimiz gün Muzaffer İzgü'nün imza günüydü.
Bayağı bir ezdikten sonra canım yeğenlerime kitap aldım. Bizim afacanlardan biri çok seviyor kitap okumayı. Annelerine ve teyzelerine çekmişler yani bana :) Biride pek sevmiyor ama onuda alıştıracağız inşallah. Biraz önce tlf açtım. Bayağı bir konuştuk. Soruyorlar teyzecim aldığın kitapların isimleri ne diye. Umarım beğenirler. İşte aldığım kitaplar. ''Çocuk Kalbi'' ve ''Dedemin Denizaltısı''.
Kendimede bol bol KPSS testi aldım :))
Kitap almadım başka o an elim çok doldu ve dönmemiz gerekiyordu. Ama yine gideceğim yarın fuara diğer öğrenci grubumla. O zaman alacağım.

Kitap okumayı çok seviyorum. Mutlaka her gece yatmadan okurum. Yazın zaten sürekli okurum elimden düşmez kitaplarım.

Şimdi ders çalışmalıyım. Birsürü test aldım dimi ama çözmek lazım :)

SEVGİYLE KALIN HEPİNİZ...

13 Ocak 2009 Salı

YEMEKTEYİZ ADANA...

Merhabalar, dilerim herkes iyi bir hafta sonu geçiriyordur.

Dün akşam yemekteyiz programını izlerken çok sinirlendim. Bir Adana'lı olarak ne kadar yanlış tanıtıldığımızı düşündüm. Kaba, ukala vs...
Çok kınadım o kaba konuşmaları, eleştirileri. Dünkü yarışmacı adam süper markete giderken şalvar giymiş yaa. Adana'nın merkezinde yani.

Yaa Adanalılar böyle değil. Bilerek yapılıyor böyle. Program yöneticeleri yarışmacılara elinizden geldiğince bilinen Adanalı imajını oynayın demişler. Yanlış yanlışşşş bir imaj bu. Adana'lıları tam bir kro olarak tanıtıyor çoğu programlar.

Avrupa Yakasın da da Dilber Halanın konuşmalarını bu yaşa geldim çoğunun anlamını bilmem. Bu bahsettikleri Adana neresi acaba. Ya ben Adana'da yaşamıyorum ya bunlar Adanalı değil.
Tek bildiğim Adana'lıların yanlış tanıtıldığı...

Bugün öğrencilerimizi kitap fuarına götürmeyi düşünüyoruz servis ayarlayadık. Çukurova 2. kitap fuarı başladı dün.
Çok güzel bir etkinlik olacağını düşünüyorum. Bende birsürü kitap alırım sanırım :)
Bol resimler çekerim sizler için.


Haftaya karne alınıyor. Tatil başlıyor. Benim tatilim sömestirin 2. haftası. 2 hafta birden izin vermediler bize. Ne yapalım 1 haftayada şükür :)
Bende şimdilik bu kadar dostlarım.
Hepiniz SEVGİYLE KALIN. İYİ HAFTALAR DİLİYORUM HERKESE...

10 Ocak 2009 Cumartesi

ZOR GEÇEN BİR HAFTA...

Merhabalar, bu hafta çok yoğun ve yorucu geçti benim için. İş yerinde nöbet haftam ve yazılı haftası olmasından dolayı çok yoruldum.
Hergün gün saydım diyebilirim :) Neyse ki bitti. Tekrar nöbetim 2,5 ay sonra. Ancak sıra geliyor.
Sabahları nöbetçi olduğum için 1 saat önce iş başı yapıyordum. Ama neyse ki tatlı bayan müdürümüzün evi bize yakın olduğundan dolayı sabah işe giderken beni de alıyordu.

Müdürümüzün bayan olmasından çok memnunum. Bizimle arkadaş gibi oluşu, anlayışlı olması çok iyi oluyor. Her sorunumuzu konuşabiliyoruz.
Kurucumuzda bayan ama o farklı :)

Yoğun geçen haftanın ardından bugün alışverişe çıktım. İndirimlerden yararlanayım dedim. Çizme aldım. Birde 3 kazak. Hepsinide içime sinerek aldım.

Şu sıralar iş yerimize gelen bol kalorili öğle yemeklerini çok kaçırdım sanki. Dikkat etmem lazım. Rejime giriyorum bu hafta :)
Maydanoz suyu zayıflatıyormuş. Deneyelim bakalım :)

KPSS çalışmaklarım buaralar çok aksadı. Ama yeniden sıklaştıracağım.
Şimdilik benden bu kadar. İyi hafta sonları herkese.
SEVGİYLE KALIN HEPİNİZ...

8 Ocak 2009 Perşembe

BEN KİMİM?

Candan Erçetin’in bu şarkısını yeni dinledim daha. Bu yılının ilk aylarında vizyona girecek olan “Gölgesizler” filminin şarkısıymış. Çok cahil kaldım şu sıralar :))) Şarkıyı beğendim. Fon müziğim yaptım. Bakalım siz beğenecekmisiniz???

BEN KİMİM
AZ MIYIM ÇOK MUYUM
VAR MIYIM YOK MUYUM
BEN NEYİM
MASAL MIYIM GERÇEK MİYİM
KAÇ MIYIM GÖÇ MÜYÜM
HİÇ MİYİM SUÇ MUYUM
BEN KİMİM
İBRET MİYİM CİNNET MİYİM
HİÇLİKLER İÇİNDE KANAYAN YÜREK
YOKLUKLAR İÇİNDE SAVAŞAN BEDEN
BOŞLUKLAR İÇİNDE KARIŞAN ZİHİN
GÜÇLÜKLER İÇİNDE DEĞİL MİYİM
YOKSA…
YOKSA…
HER İHANETE AKIL ERDİREN
HER CEHALETE KILIF UYDURAN
HER ESARETE FİYAT BİÇTİREN
SEN DEĞİL DE BEN MİYİM?
GEÇİMSİZİM BU GÜNLERDE
KİMSESİZİM BU YERLERDE
DEĞERSİZİM BU ELLERDE
ÇARESİZİM DOĞDUĞUM YERDE
GÖLGESİZİM HER GÜN HER YERDE
SES MİYİM SUS MUYUM
SİS MİYİM PUS MUYUM
BEN NEYİM
DEHA MIYIM HEBA MIYIM
AK MIYIM PAK MIYIMAL MIYIM SAT MIYIM
BEN KİMİM
YARAR MIYIM ZİYAN MIYIM
YALANLAR İÇİNDE DOĞRUYU BULAN
CAYANLAR İÇİNDE SÖZÜNDE DURAN
SATANLAR İÇİNDE AYAK DİREYEN
YANANLAR İÇİNDE DEĞİL MİYİM
HER ADALETE DUVAR ÖRDÜREN
HER CESARETE KİLİT VURDURAN
HER ASALETE BOYUN EĞDİREN
SEN DEĞİL DE BEN MİYİM
GEÇİMSİZİM BU GÜNLERDE
KİMSESİZİM BU YERLERDE
DEĞERSİZİM BU ELLERDE
ÇARESİZİM DOĞDUĞUM YERDE
GÖLGESİZİM HER GÜN HER YERDE
Söz- Müzik: Candan Erçetin

5 Ocak 2009 Pazartesi

ÖZLEDİM SENİ...


Özlemin alev alev yandığı saatler bunlar. Gün çekiliyor, ay parlıyor. Haydi geleceksen şimdi gel. Umudunla, yüreğinle , sevdanla gel, yık karanlığımı. Hayata dair kötü olan ne varsa yık onları, beni yeni umutlara sürükle. Aşkın en koyusuna en tutkulusuna götür beni.

Bin yıldır bekliyor gibiyim seni. Bin yıldır karanlık bir odada tek başıma oturuyorum sanki. Kim girip çıkmışsa hayatıma, kim talan etmişse yüreğimi hepsini silmek için gel. Bir tek sen kal içimde. Seni bileyim bundan sonra. Sevdan yetsin bana. Senin aşkınla yaşamak istiyorum artık, öyleyse gel bekleme gel.

Seninle olmak, seni duymak, seni görmek, seni anlamak, seni yaşamak tarifsiz sevinçler yaşatacak içimde biliyorum.
Bu yüzden sesleniyorum sana. Dallarımdaki kurumuş yaprakları tek tek temizlemek için istiyorum artık. Gelişinle yeniden yeşermek, yeni yapraklar aşmak istiyorum. İster haber ver, ister verme, gel bekliyorum.

Korkma gel, başkalarında gördüğün ihanetler, iki yüzlülükler, bitmek bilmeyen acılar yok bende. İlk kez bırak kendini kaygısızca. Yarını düşünmeden ' ya sonra ' demeden gel.

Bak günler anlamsızca geçip gidiyor. Oysa ömür dediğin şey üç günlük. Birlikte ve severek tüketmek varken günleri, böyle koyu karanlıkta kalmak niye?
Gel haydi sensiz geçen günlere bir yenisini daha eklemek istemiyorum. Özlem yanıyor alev alev. Özlemin ateşini söndürüp aşkın ateşini yakmaya gel.
Bekleme artık, geleceksen şimdi gel.
Gel ki... Adın eksilmesin dilimden...
ÖZLEDİM SENİ...

4 Ocak 2009 Pazar

MİM VE SORULAR

Merhabalarrrr.Yine bir mimle karşınızdayım. Sevgili arkadaşım Gülcan beni mimlemiş. Ve bana toplam 20 soru sormuş. Bayağı birdüşündüm :) Ve cevapladım.

1. En sevdiğiniz kelime nedir? –Aşkım :)

2. En nefret ettiğiniz kelime nedir? - Sanane

3. Sizi ne heyecanlandırır? -Uzaklardan hasretle beklenen kişinin aniden çıkıp gelmesi ve hiç ummadığım anda alacağım bir evlenme teklifi

4. Heyecanınızı ne öldürür? - İlgisizlik

5. En sevdiğiniz ses nedir? – Dalga sesi

6. Nefret ettiğiniz ses nedir? – Cakkıdı cakkıdı sakız sesi :)

7. Hangi mesleği yapmak istemezsiniz? – Ütücü (Ütü yapmaktan hoşlanmam :))

8. Hangi doğal yeteneğe sahip olmak istersiniz? –Enstrümantal bir alet çalmak
9. Kendiniz olmasaydınız kim olurdunuz? – Yine kendim olmak isterdim

10. Nerede yaşamak isterdiniz? – Yine Adana’da

11. En önemli kusurunuz nedir? – İnsanlara çok fazla güvenmek.

12. Size en fazla keyif veren kötü huyunuz hangisi? – Çok iştahlı olmam :) Sanırım birazda pis boğazım :)

13. Kahramanınız kim? – Annem

14. En çok kullandığınız küfür nedir? – Küfür etmem hiç ( İçimden çok sayarım bazen ama :))

15. Şu anki ruh haliniz nasıl? –Özlem doluyum

16. Hayat felsefenizi hangi slogan özetler? -''Aslında hiçbirşey iyi veya kötü değildir. Herşey bizim onlar hakkında ne düşündüğümüze bağlıdır."

17. Mutluluk rüyanız nedir? – Ailem

18. Sizce mutsuzluğun tanımı nedir? – Sevgisizlik+ihanet+yalan+yalnızlık

19. Nasıl ölmek istersiniz? - Kimseye muhtaç olmadan ilerde torunlarımı gördükten sonra hiç acı çekmeden sessizce uykuda ölmek isterdim.

20. Öldüğünüzde cennete giderseniz Tanrı’nın size kapıda ne söylemesini istersiniz? – Cennete hoş geldin...

Şimdi bende Flame'ye soruyorum aynı soruları. Kolay gelsin.

3 Ocak 2009 Cumartesi

10 HİT PARÇAM- MİM

Canım arkadaşım tatlı ikizlerimiz Sude ve Buse'nin annesi ve canım arkadaşım Mehtap'cım beni mimlemiş.
Bugünlerde dinlediğim 10 hit parçamız neymiş acaba. Sürekli dilimizde olsada öyle pat diye sorulunca aklıma gelmedi birden :))
Evet düşünelim bakalım...

Türkçe


1-Ayla Dikmen - Anlamazdın
2-Semiramis Pekkan - Bana Yalan Söylediler

3-
Toygar Işıklı - Kalbimdeki Sancı (Dudaktan kalbe)

4-
Gökhan Türkmen - Büyük İnsan

5-Sevda- Annem Gibi

6-
Sezen Aksu-Hoşgeldin

7-
Gökhan Türkmen- Çareler Çaresiz

8-
Badem- Sensiz Kalacak Bu şehir

9-
Zuhal Olcay-Kalbim Uzaklarda Biryerlerde

10-
Ebru Gündeş- Kızıl Mavi


Yabancı


1-
Toni Braxton-spanish guitar

2-
Spice Girls- Viva Forever

3-
Notting Hill-From Your Heart
4-
Celine Dion- My Love

5-
Savage Garden- Truly madly deeply

6-
Shakira-Underneath your clothes

7-
Jennifer Rush-The power of love

8-
98 Degrees-I Do (Cherish You)
9-Celine Dion - Alone
10-
Marc Anthony- I need you

Bende
Aquamarine'mi mimliyorum. Nelermiş hit parçaları acabaaa :)

1 Ocak 2009 Perşembe

YENİ YIL

Yeni yılın ilk gününden merhabalar. Hepimize hayırlı bir yıl olmasını dilerim. Yılbaşı günü akşam 17:00 e kadar işteydim. Sonra direk eve geldim. Birde ne göreyim. Canım annem ve babam özenle bir sofra hazırlamışlar.

5 çeşit meze ( teretür, rus salatası, havuçlu süzme yoğurtlu bir meze, marul salatası, tavuk salatası), yüzük çorbası, tavuk ve et şinitsel, Tavuklu pilav vs.. İşte soframız...


Bizbizeydik yılbaşında. Aslında başka akşamlardan pek bir farkı yoktu. Annemin gözü rahatısz diye çıkmadık bu yılbaşı.Açıkçası benimde çıkasım yoktu. Evde dinlenmeyi özlemişim. Bol bol tv izledik, sohbet ettik.

Bugün için arkadaşımla sinema planı yaptık. Issız adama gidecektik. Gittik gitmesinede bilet kalmamış. Bir sonraki seansa bile. Başka sinemaya gidecektik ama üşendik yani. Sinir olarak eve geri döndük.


Milli piyangoyu sorarsanız amorti çıktı sadece :(((

Zaten demiştim şansızım bu konularda diye.

HEPİNİZ SEVGİYLE KALIN BU YILDA. 2009 HEPİMİZE SAĞLIK, HUZUR, SEVGİ, MUTLULUK VE ŞANS GETİRSİN...

30 Aralık 2008 Salı

HOŞÇAKAL 2008


Hoşçakal 2008,
Hoşçakal koca bir yıl...

2008 yılında ne kadar çok şey yaşamışım ardıma dönüp bakınca anlıyorum. Kimi zaman ağladım, kimi zaman çok güldüm, kimi zaman şikayet ettim bazı şeylere. Ama hep bunada şükür dedim.

Hayatımda çok fazla bir değişiklik olmadı bu yılda. Ama umudumu hiç yitirmedim. Bazen keşkeler geçti hayatımdan ama artık çok geçti. Bazen iyi ki de böyle karar vermişim dedim.
Güven duygusunu kim zaman yitirdim kimi zaman yeniden güvendim.
1 yaş daha büyüdüm :)
Yıllar geçtikçe insan anlıyor bazı şeyleri. Hatalarını göre göre doğruyu buluyor. Hayatı öğreniyor...

2008 sonbaharının ilk ayında benim için yeni bir başlangıca karar verdim. Dilerim yeni yılda da ve tüm ömrüm boyunca da beni mutlu eder bu karar.

Yeni bir işe girdim bu yıl ve yeni iş yerimden çok memnunum. Yeni yılda da böyle devam etsin istiyorum.

Yeni yıldan çok beklentilerim var herkes gibi.
Ama en başta SAĞLIK, HUZUR, MUTLULUK, SEVGİ, UMUT ve ŞANS diliyorum. Allah ailemi başımdan eksit etmesin.


Ne olur umutlarınla gel yeni yıl. Buna ihtiyacım var.

HOŞÇAKAL 2008, MERHABA 2009...

28 Aralık 2008 Pazar

BOL YEMEKLİ BİR HAFTA SONU :)


Yeni bir haftadan sizlere merhabalar. Bu yılın son hafta sonuydu. Hafta sonum fena geçmedi diyebilirim. Değişik pek birşey yapmadım. Cumartesi iş yerinden canım arkadaşım şirine Siboşa gittik ben ve bir arkadaşım daha. Çok misafirperver ve çok tatlı bir dostluğu var canım arkadaşımın. Evinde tatlı kızı karşıladı bizi. Daha sonra öyle koyu sohbetler ettik ki vaktin nasıl geçtiğini anlayamadık. Biz öğretmenler sanırım çok konuşuyoruz :)) Kahkahalarımız şenlendirdi hepimizi.
Arkadaşımın bizler için hazırladıkları;

Hepsi çok lezzetliydi. Ordan çıkışta sinemaya gitmeyi düşünüyorduk ama olmadı. Öylesine tok geldim ki eve patlamak üzereydim yani.
Canım babam, o gün akşama balık yapmış yemekte. Böyle yemekler genelde evde babama aittir bize pek elletmez. Annem hala yemek yapamıyor. Çünkü yemek buharı yasak hala.
Babam, kızım umarım tok değilsindir bak tam ağzına layık hamsi yaptım dedi. Şimdi bu laf üzerine tokum denir mii ???

Yok babacım tok değilim dedim... O kadar emek etmiş yani yemesem olmaz. Yedim tabi. Çok güzel yapmıştı hakikaten. Ellerine sağlık babacım. Bu da hamsimiz;

Bugünde kursa gittim coğrafya dersine. Öğretmen süper anlatıyor. Yani dersi derste anlıyorum. Öyle güzel örnekler verdi ki. Aklımda kaldı hepsi. Keşke tarihide bu hoca anlatsa :)

Bir hafta sonuda burda bitti işte. Birazdan uyuyacağım ve hemencecik sabah olacak. Tlfnumun alarmı zır zır çalacak. Erteleye basacağım. Daha gün ışımadan uyanacağım ve offf ne çabuk sabah oldu diye kalkmak istemeyip yorganıma dahada sıkıca sarılacağım. Sonra alarm yine çalacak vee ben kalkacağım bu sefer mecburen...Ve yoğun bir güne ve haftaya merhaba diyeceğim...

HERKESE İYİ BİR HAFTA DİLİYORUM ARKADAŞLAR...

HERŞEY DİLEDİĞİNİZCE OLSUN... SEVGİYLE KALIN...

26 Aralık 2008 Cuma

GÜZEL BİR GÜNDÜ :)

Merhabalar, bir hafta sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bu haftam yine çok yoğun geçti ama artık sanırım bu tempoya fazlasıyla alıştım :)
Bugün iş yerimizdeki bir öğretmen arkadaşımızın doğumgünüydü. Bir kutlama yaptık. Süpriz pasta siparişi verdik. Ve tüm öğretmenler arkadaşa süpriz yaptık. İşte pastamız. Kestaneli ve çikolatalı :))

Kocaman bir dilim yedim ve arkasından koca bir dilimi yarı yarıya yeniden paylaştım arkadaşımla :)

Bugün öğrenciler etütte en şık öğretmeni seçmek için yarışma yapmışlar. Ve beni seçmişler :)

Siyah bir elbise giymiştim bugün çizmelerimle. İş yerine girdiğim dakikadan itibaren iltifatlar bitmedi diyebilirim :)

1. öğretmene çiçeklerden taç yapmışlar. Çok güzeldi yaa çok mutlu oldum yani :)

Onun resmini çekemedim çünkü bozuldu tacım maalesef :(

Yarın iş yerinden bir arkadaşım evine davet etti beni ve bir arkadaşımızı daha. Biz iş yerinde 3 kankiyiz :) Aslında tüm öğretmenler çok iyi geçiniyoruz ama işte 3 kişi tam kafa dengiyiz.Yarında güzel bir gün geçireceğiz beraber. Bizim için sarımsaklı köfte yapacakmış. Bayılırım sarımsaklı köfteye. Sarımsakla aram hiç yok ama bu köfteye bayılıyorum az sarımsaklı olması kaydı ile tabi :)

Bugünde diğer sınıfımla yılbaşı çekilişi yaptık. Bu sefer çekilişte bir kız öğrenci çıktı bana. Ne alsam diye düşünüyorum. Geçende de erkek öğrenci çıkmıştı. Hediye alacaklarımdan biri 6. sınıf erkek öğrencisi, diğeri 7. sınıf bir kız öğrenci. Ama önceden kitap istemediklerine dair anlaşma yaptılar. Fena bu çocuklar :) Fikirlerinizi istiyorum arkadaşlar... Ne alsam???

Benden şimdilik bu kadar arkadaşlar.

Hepiniz sevgiyle kalın...

İYİ HAFTA SONLARI...

23 Aralık 2008 Salı

İSTERDİM...

Canım arkadaşım CHAOTIC beni mimlemiş. Neler isterdim konusunda. Çok uçuk hayallere gitmeden olabilecekleri söyleyim dedim sizlere :) Evet neler istermişim ben bakalım...
YANIMDA OLSUN İSTERDİM... AMA ÇOK UZAKLARDA :(


BİR ÖMÜR BOYU MUTLU OLACAĞIM, HAYATIMI PAYLAŞACAĞIM, HER DAİM YANIMDA OLACAK KİŞİ İLE EVLENMEK İSTERDİM Kİ İNŞALLAH ALLAH İZİN VERİRSE OLACAK :)

BÖYLE ŞİRİN Mİ ŞİRİN, TATLIMI TATLI, SAĞLIKLI BİR ÇOCUĞUM OLSUN İSTERDİM...

BİRAN ÖNCE MESLEĞİMDE İSTEDİĞİM YERE GELMEK VE DEVLETE ÖĞRETMEN OLARAK ATANMAK İSTERDİM...

GEMİ İLE DÜNYA TURUNA ÇIKMAK İSTERDİM...

BU YIL MİLLİ PİYANGO İKRAMİYESİNİN BANA ÇIKMASINI İSTERDİM :)) HER YIL AMORTİ BİLE ÇIKMAZ BU ARADA :))

ŞİMDİ BÖYLE SAKİN, SESSİZ BİR DENİZ KENARINDA KAHVEMİ YUDUMLUYOR OLMAK İSTERDİM...

ACABA HAYATCIM NELER İSTERMİŞŞ :)

21 Aralık 2008 Pazar

HAFTANIN ÖZETİ

Soğuk bir pazar gününden merhabalar hepinize. Adana'da yağmur var. Tam evde oturulup dinlenenilebilecek bir hava.

Bu haftamın çok yoğun geçtiğini söylemiştim önceden sizlere. Ama bu yoğunluğun arasında çiçeğiniz neler yapmadı ki. Öncelikle haftalar öncesi beğendiğim bir ayakkabıyı aldım. Şık, sade bir ayakkabı. Ama biraz yüksek topuk :) 35-36 numara giydiğim için tesadüf ayak numaramı buldum... Çok zor buluyorum çünkü genelde. Alışmam lazım yüksek topuk giymeye :)))))

Bu hafta yerli malı haftasıydı. Öğrencilerimizle bunu haftayı kutlamaya karar verdik. Ve birgün önceden birşeyler getirmelerini söyledik. Çok sevindiler tabi. İşte sınıfımızda yerli malı soframız :)

İlk resmimin sabahçı grubumuz ... Sayıca az oldukları için soframız genelde abur cuburla dolu :) Hazır pastamız, evde öğrencimizin yaptığı kekimiz ve bol çerez, cips...

Bu resimde öğlenci grubumuz. Sofra daha zengin. Ama göya yerli malı hep yabancı şeyler var :) O kadar söyledik ama nafile...

İş yerinde bir sınıfımızda öğrencilerimizle yılbaşı çekilişi yaptık. Çok güzeldi. 3 branş öğretmeni ve öğrencilerimiz. Benim ismimi çekmek için herbiri dua ederek çekti :))


Çok hoşuma gitti. Bir öğrencim inatla benim ismimi çekmeye çalıştı. Ben onun ismini çektim nasıl sevindi anlatamam. Ama öğretmenim bende çekecem sizin adınızı illa dedi. Ama maalesef denk gelmedi. O da madem ben size hediye alamıyorum bu hediyeyi vermek istiyorum dedi. Şu para atınca kancayla oyuncak kapma makinelerinden kazanmış o gün. Ve bana verdi.
Bakın ne kadarda şirin :)
Hemen başucumda ki masama koydum bu şirin şeyi. Bu yaşa geldim hala oyuncaklara bayılıyorum ne yapayım :))
Bu haftam dolu dolu geçti... Özlemim hergün daha çok artmakta. Annem ise daha iyi şükür. Daha da iyi olacak inşallah. Benden şimdilik bu kadar. Bu haftada böyle geçti bitti işte.

SEVGİYLE KALIN HEPİNİZ...

18 Aralık 2008 Perşembe

SENİ ÖZLEDİM...

Gün batımı akşamlarında bazen dolar gözlerimiz, akan yaş mıdır yoksa aşk mıdır bilinmez.
Saat olmuş gece yarısı, açmışsın radyonu çalar durur şarkınız. İçinde o en temiz çocukları büyütürsün. Birden aklına gelir o ilk tanışma anınız.

Yüzünüzde ufak bi
r tebessüm. Hatırlar gülersiniz. Yaptığın şeylerin saçma olduğunu yada komik olduğunu düşünürsünüz. Ama o anlar işte en güzel sevgi selidir. Sevgiliyi düşünme anları, özleme anları hayatınızın bir başka tadıdır. Hiç benzemez kurduğunuz hayallere. Onsuz hayallerin tadı yoktur aslında sizin için.

Yağmurları yağdırırsınız gönlünüze ve bir aşk ateşini yeniden alevlendirirsiniz. O su bile söndüremez büyük vuslatlarınızı. Özlemek işte böyle sevginizi katlar. Pencere kenarına geçip, "Seni seviyorum" demek gelir içinizden. Şöyle yıldızlara bakıp hayallerin deryasında kaybolmak, belki de anlatılmaz yaşanır dediğiniz anlardandır. Vakit gece yarısını sollar. Oysa siz halen onu düşünüyorsunuzdur. Bir söz vardır; "Özlüyorsa özlenen, özlemek güzeldir." Güzeldir tabiki ya.

Ve sen sevgili. Özlüyorum seni, düşlüyorum seni.... Hayallerimin bittiği noktada özlemlerim başlıyor içten içe. Ve ben penceremin kenarına geçip yıldızlara bakıyorum.

Senin için bir yazı daha yazıyorum, kalemimi saklıyorum yastığımın altına. Benim kalemim ne zaman vazgeçerse seni yazmaktan işte o zaman seni senle yaşıyorum demektir. Bekliyorum ve;
Özlüyorum bakışlarını...

17 Aralık 2008 Çarşamba

CANIM ANNEM

Merhabalar dostlarım, yoğun bir hafta geçirmekteyim. Dün canım annem gözünden katarakt ameliyatı oldu. O yüzden dün sabah işe gidip bir kısım işlerimi halledip hemen izin alıp annemin ameliyat olacağı yere gittim. Kısa sürdü ameliyatı. Çok şükür başarılı geçti. Cuma günüde diğer gözü ameliyat olacak.

Anneme evde herşey yasak. Eğilmesi, temizlik yapması, yemek yapması, ışığa bakması vs...
Haliyle herşey bana bakıyor evde şuan. Bugün mecbur işe gittim tabi. İş yerinde çıkış saatlerimiz 30 dk ileri alındı. Tabi geç çıktım işten. Ordan diğer derse derken eve gelmem tabi geç oldu. O saatten sonra evi toparlama, yemek hazırlama derken bayağı koşturdum. Ama sağolsun babam çok yardımcı oluyor. Akşam bulaşıklarını sağolsun babam halletti ben halıları makinalarken :)

Bugün anneme geçmiş olsuna gelen bazı kişiler sigara içmiş yaa . Çok sinirlendim. Yanında içmemişler mutfağa gidip içmişler ama evin içi iğrenç kokuyordu eve geldiğimde. Çok sinirlendim. Hasta görmeye geliyorsunuz üstelik göz bu yani ne var içiyorsun o iğrenç şeyi...
Haksızmıyım sizce sinirlenmekte...

Bugün iş yerinde bayağı yoğundum dün izin aldığım için birikmiş ödevler hep.
Sabah ilk saat dersimde öyle bir konsantre olmuş ders anlatıyorum ki birden telefon sesiyle tüm dikkatim dağıldı. Hemen dedim ki kimin bu telefon.Sinirlendim tabi.
Herkes birbirine baktı. Bizim değil öğretmenim demeye başladılar. Nasıl sizin değil peki nerden geliyor bu ses dedim.
Birden öğretmenim sizden olmasın deyip gülmeye başladılar :))
Bir baktım ki hakikaten benim telefon çalıyor :)) Sessize almayı unutmuşum dalgınlıktan. Önlüğümün cebinde zır zır çalıyor :))
Ama nasıl anlamadın kendi telefonunun çaldığını derseniz zil sesini kişiye göre farklı tona almışım. Herzamankinden farklıda çalınca anlamadım tabi :)
Anlayacağınız rezil oldum :)) Aklım nerdeysee :)

İşte yoğunluktan sizlerin blogunuda pek ziyaret edemedim :( En kısa zamanda telafi edeceğim.

HEPİNİZ SEVGİYLE KALIN...

14 Aralık 2008 Pazar

:)


Erkek:
'Seninle çıkmaktan bıktım.Artık buna bir son verelim.'
Kadın:
'Ayrılmak istediğini hiç fark ettirmemiştin, şaşırdım!
Erkek:
'Seninle olan herşey çok güzeldi ve hep öyle kalacak.'
Kadın:
'Gitmek istiyorsan; elimden hiç bir şey gelmez. Nerede yanlış yaptım acaba, sorun neydi? '
Erkek:
'Sorun herkesin kendince bir dünyası ve yaşantısının olmasıydı.'
Kadın:

'Bu her insanda aynıdır zaten. Ayrı uğraşlar ayrı zevkler ayrı evler.'

Erkek:
'Neden de bu zaten. Ayrı evler.'
Kadın:

'Biraz açar mısın? Anlayamadım'

Erkek:
'Ayrı evlerde yaşıyoruz bunu kast ettim.'
Kadın:

'Ehhhhhhh yani olması gereken bu.'
Erkek:
'Hayır olması gereken bu değil.'
Kadın:
'Saçmalıyorsun ailemi bırakıp yanına taşınamam ya! Hangi ülkede yaşadığımızın farkında mısın? '
Erkek:

'Elbette farkındayım.Yanıma taşınmanı istiyor olmam normal.'
Kadın:
'Haklısın yanında olmamı istemen doğal ancak dediğin gibi sanırım ayrılmalıyız. Seninle aynı çatı altında bulunamam.'
Erkek:
'Beni hayal kırıklığına uğrattın. Aynı evi paylaşmak istemeyeceğin aklımdan geçmemişti.'
Kadın:
'Gitmeliyim geciktim.Evde işlerim var.Merak ederler.' Erkek: 'Konuyu değiştirmekte üstüne yok.'
Kadın:

'Peki ayrılma kararına saygı duyuyorum.'

Erkek:

'Öyle birşey dediğimi hatırlamıyorum.'
Kadın:
'Bugün aklın başında mı? Buluştuğumuz andan beri ayrılıktan bahsediyorsun. Kabul etmeyeceğim önerilerden konuşuyorsun.'
Erkek:
'Hayatım aynı evi paylaşmak istediğimden ne anladın sen Allah aşkına.'

Kadın:

'Aklım karıştı. Şeyyyyyyy beeeeeeeeeennnnnnnn.'

Erkek:

'Her sabah yanımda uyanır mısın.'

Kadın:

'Olmaz demiştim sanırım sana. Kırıcı oluyorsun.'

Erkek:

'Öffffffff yaaaaaaaaaaaaaa... Ne kadar da zormuş bunları konuşmak.'

Kadın:

'Tamam daha anlayışlı insanı bul. Mutlu olursun.'
Erkek:
'Ne çok konuşuyorsun.'
Kadın:
'Demek çenem düşük öyle mi? '

Erkek:

'Ya bir sus ya hem dırdırcı hem de anlayışsızsın.'

Kadın:
'Bunları söylemek için yıllardır neden bekledin. Sıkıntın başladığında ayrılalım diyebilirdin.'
Erkek:
'Saçmalama ya anlayışsız. Evlenelim diyordum bir türlü susmadın ki söyleyeyim.'

Kadın:
'Ne, ne, ne? Aman tanrım.'
**************************************

:)))

12 Aralık 2008 Cuma

BİR BAYRAM DAHA GEÇTİ

Merhaba dostlarım. Bir bayram daha geldi ve bitti. Ben Mersin'deydim arefe gününden itibaren. Yazlık eve gittik. Yan sitede iş yerinden en iyi arkadaşımda ordaydı neyse ki. Pek sıkılmadım. Hergün bol bol yürüyüş yapıp ders çalışacaktık. Planımız buydu.

Gittiğimiz gün yani arefe günü hava güzeldi. Öğleden sonra uzunca bir yürüyüş yaptık. Yazın tıklım tıklım dolu olan yolların hüznüne kapıldık birden.

Bayramın ilk günü soğukla uyandım. Buz gibiydi. Yağmur ve soğuk. Öğleden sonra aşağı yürüyüşe inmemizle yağmurun inmesi bir oldu.
İlginç bir durum oldu ki o soğuk havada 4-5 kişi denize girdi. Bağırma seslerine balkona çıktım ki adamlar denize girmiş :)
Hemen balkondan bu fotografı sizler için zumladım :)
Bakın nasılda soğuğa aldırmadan denize girdiler...


Bayramın 2. günüde hava çok soğuktu ve yağmurdu yine yürüyüş hayal oldu ve arkadaşım bize geldi. Bol bol çene yaptık ders çalıştık. Ve işte coğrafya çalışırken çiçeğinizin masası :)
Akşam üstü yakaladığım güzel bir manzara...
Bayramın 3. günü hava daha iyiydi ama yine soğuktu. Yürüyüş yaptık sonunda üşüye üşüye:) Yürüyüşteyken gün batımı.

Bayramın son günü hava çok güzeldi ve o gün ablamlar geldi. Çok özlemişim hepsini. Yeğenlerim kapıdan girer girmez beni sordu :) Çok hoşuma gitti. Hep beraber yürüyüş yaptık. Canım Atakan'ım hiç elimi bırakmadı yürüyüşte. Boramızda bayağı bir koşu yaptı. Biz yürürken o sürekli koştu :)
Atakan bana izlediği bir çizgi filmi anlattı yürüyüş boyu. Sonra dedi ki kaç saattir anlatıyorum teyze ben sana bu filmi yaa ne kadarda uzunmuş dimi dedi :) Alem çocuklar bunlar.

Yürüyüş sonrası yemek yedik beraberce. Bu sabahta Adana'ya döndük işte. Bayram bitti.

Darısı her sene güzel bayramlar geçirmemize. Dilerim herbiriniz güzel geçirmişsinizdir bayramınızı.

HEPİNİZ SEVGİYLE KALIN...

6 Aralık 2008 Cumartesi

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN...

MUTLU BAYRAMLAR HERKESE.

SEVGİYLE VE MUTLU KALIN BU BAYRAM VE HER BAYRAM.

Gül1

4 Aralık 2008 Perşembe

HASTALIK VE STRES

Merhabalar dostlarım, birkaç gündür nezle ve öksürük yakamı sardı bırakmıyor. Hemde öyle bir nezle ki çok fazla baş ağrısı yapmakta.

Bugün böyle hastayken öyle stresli birgün geçirdim ki. Kendi kendime dedim sürekli sakin ollll.

Bir ara bir öğrenci beni öyle çok çileden çıkardı ki saygısızlığıyla kendimi tanıyamadım o an.
5 yıllık meslek hayatımda hiç sesimi bu denli yükseltmemiştim. Çok sinirlendim çok üzüldüm. Saygısızlığa asla tahammülüm yoktur. Öğrencilerimle hem arkadaş gibiyimdir hemde herzaman mesafeli. O yüzden çok iyidir aram öğrencilerimle.
Onun dengesini çok güzel kurduğumu düşünüyorum. Ama bugün bir öğrencim bu sınırı aştı ve beni çok sinirlendirdi.
Akşam üstü iş yerinde müdür yanına çağırdı beni bu cumartesiye ve bayramın ertesi günü yani cuma gününe iş yerinin bana yazdığı nöbeti duymam patlamam noktamdı. Bayramda ne işimiz varsa etüt merkezinde anlayamadım öğrenci yokken. O nöbet işini düzenlemeye çalışacağım yarın çünkü bayram tatilinde şehir dışına çıkacağız.
İşten tam çıkacakken sorunlu birkaç öğrencinin velisi geldi. Ayaküstü birsürü probleme çözüm aramak, onlarla bu stresli halimle konuşmakta yordu beni tabi. Yazık o velilere ne kadarda çaba harcıyorlar düzelsin diye çocukları.

Tam işten çıktım derse gidecem derken öğrencimin işinin çıkması ve dersi bir saat ileri almasıyla benim resmen kulaklarımdan dumanların çıkmasına sebep oldu.

Bu hasta halimle o kadar stres yaşadım ki anlatamam.

Biraz önce eve geldim ve kendime sıcak bir çay yaptım stres atmaya çalışıyorum ve sizlere içimi dökmek istedim.

Anlayacağınız kötü birgündü benim için. Hayatımda iyi olan şeylerle stres atmaya çalışıyorum şuan. Uzaklardan iyi haberler alıyorum şuan. Uzaklık ne zor şey yaa. Uzakta ki buradan, sevdiklerinden uzakta diye mutsuzdur. Burada ki ise o uzakta diye mutsuzdur...

Dilerim sabah uyandığımda yeni gün bana iyi şeyler getirir. Stressiz bir gün istiyorum yarın.

HEPİNİZİN BAYRAMINI ŞİMDİDEN KUTLUYORUM.
HAYIRLI BAYRAMLAR OLSUN HEPİMİZE.
SEVGİYLE KALIN...