31 Mart 2009 Salı

!!!

Hiç keyfim yok bu gece. Küçücük bir umut nasılda hayatımı güzelleştirmeye yetiyormuş. Tam birşeye şartlandırıyoruz kendimizi, sabırsızlıkla bekliyoruz kavuşma gününü ve o umudumun ertelenmesi gerekebileceği haberi geliyor.

Tek umudu kırılan ben değilim. Beklediğimde üzgün... Onunda ertelendi kavuşma umudu.
Ertelenmesi gereken kısa bir süre belki de ama o kısa günler asır gibi geçmek bilmiyor.

Derler ya kimsenin umudunu kırma. Belki de o insanın sahip olduğu tek şey umududur diye. Canım sıkıldı işte. Birden bu gecenin tüm ışıkları söndü içimde. Canımızı sıkanlar utansın. Başka hiçbirşey diyemiyorum. Yine erteleyelim bakalım.
İsyan etmek yanlış...
Herşeyin hayırlısını diliyorum.


28 Mart 2009 Cumartesi

EĞER...


O’nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...

Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz...

ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...


O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar,
O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...


Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor,
O’ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,

Ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerde size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...


Dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...


Hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse...


Elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O’nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

Her şiirde anlatılan O’ysa... her filmin kahramanı O... her roman O’ndan söz ediyor, her çiçek O’nu açıyorsa...


Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,
İştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...

İştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...

Eliniz telefonla yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız...

Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O’na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan silinmiyorsa bir türlü...


Özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...


Hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...


O’nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...


Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...


Gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine...

Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
Dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız...

Kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim...

Gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...


Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...


o halde bugün sizin gününüz!..


"Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz

*********

26 Mart 2009 Perşembe

YÜKSEK TANSİYON :(

http://www.yazarak.com/upload/images/3b033dcd-f56a-42f7-a7b8-3f496379f767_tansiyon.jpg

Bugün benim için felaket birgündü. Sanki tüm olumsuzları çekiyordum. Gece uyandım birara o kadar başım dönüyordu ki su içmeye bile gidemedim. İçimden geçiriyorum yarın böyle olursam nasıl işe gideceğim diye. Sabah uyandım daha iyiyim. Ama keyfim yok. Doğru dürüs makyaj bile yapmadan çıktım evden. Sonra sabah sabah bir öğrencim beni çok sinirlendirdi.

O sinirle baş dönmem yeniden başladı. Bir yandanda kalp çarpıntımı hissediyordum. Hem
en müdürün yanına gittim ve tansiyonumu ölçtürmeye gidebilirmiyim diye izin alacaktım. O an müdürümüz hemen şekerli bir su yapsınlar sana kesin kan şekerin düştü senin dedi.

Sonra o çarpıntımın şiddetiyle beni bir ağıt tuttu. Gözyaşlarımı tutamıyordum. Derken beni dinlenme odasına çıkardılar. Yatırdılar ve ayaklarımın altına bolca yastık koydular. Tüm öğretmenler seferber oldular çevremde. Sonra elim ayağımda uyuşmaya başlayınca hemen beni doktora götürdüler. Tabi fenalaşmamdan bu yana 1 saat geçmişti. O halde tansiyonum 14'e 9 çıktı. Doktor yaşıma göre çok yüksek olduğunu ve bu tansiyonun düşmüş hali olduğunu söyledi. Hiç hoşuma gitmedi dedi doktor. Yarın sabah erkenden kan tahlillerim yapılacak. 1 hafta boyunca günde 2 kez tansiyonum ölçülecek ve rapor edilip doktora götürülecek.

Anlayacağınız tansiyonum düştü diye yapılanlar hep yanlıştı meğersem tansiyonum yükselmiş. Bilmeden bazı şeyleri yapmamak lazım işte...

Sonra eve getirdiler beni. Yattım dinlendim ama hala pek iyi değilim.
Şimdi yeniden dinlenmeye gidiyorum.
HEPİNİZ KENDİNİZE DİKKAT EDİN...

21 Mart 2009 Cumartesi

MUTLULUK VE BEN

Sevgili Funda beni mimlemişti geçtiğimiz hafta. Yoğun olduğumdan dolayı birtürlü yazmak kısmet olmadı. Çok özür diliyorum. Mim konumuz çok hoşuma gitti. Benim için Mutluluk...

Ben küçücük şeylerden mutlu olabilen biriyimdir. Bu huyumu çok seviyorum. Şu hayatta insan küçük şeylerden mutlu olmasını bilmeli bence.
Mutlu olabilmek için doğru yöne bakmak önemli belkide. Mutluluk bazen bir melodide, bazen bir cümlenin içinde saklı, bazen sıcak bir çay sohbetinde, acı bir kahvede, bazen de küçük bir tebessümün içinde, annemin sıcacık kucağında gizli benim için.


Bir sevgilinin içten gelen sıcak bir bakışı, elini tutuşu, küçük bir öpücüğü dünyalara bedeldir benim için. İlla öyle pahalı hediyeler değildir benim için mutluluk.

Mutluluk içimizde. Görmesini bilen gözlerimizde. Hayatı sadede siyah beyaz renkleriyle değil tüm renkleriyle görmek lazım.

Ailem benim mutluğum. İşim benim mutluluğum.
Hayatta hep mutlu anlar yoktur tabi. Zaten hayatta herşey bizi mutlu etse belkide bizi mutlu eden şeylerin kıymetini bilemezdik.

Mutluluk rüzgarı hep sizin için essin diyorum.
SEVGİYLE KALIN...

15 Mart 2009 Pazar

DÜĞÜN

Merhabalar, bir düğünü daha geride bıraktık. Dün kuzenimin düğünü vardı. Oynadık, döktük kurtlarımızı :))
Aslında oynamayı pek sevmem ama canım kuzenimin düğünü olunca oynadım. Kuzenim düğün salonundan girince çok duygulandım. Çok tatlı olmuştu gelinliğiyle.

Değişik birşey yaptılar ilk girişte. Kuzenim abisiyle ön kapıdan girdi, damat ise kız kardeşiyle arka kapıdan girdi. Pistte buluştular ve damat kuzenimin duvağını kaldırdı, alnından öptü ve dans ettiler. Çok güzeldi :)
Kuzenim ayakkabısının altına adımı yazmış, bakalım silinmişmi :)

Nikahta toplam 8 kişi şahit vardı. Damat tarafı bir partiden adaylıklarını koymuşlar. Şahitlerin 6'sı milletveliydi.
Öyle olunca siyasetçi doluydu salon.
4 masa protokol vardı. Başta kastılar bizi ama nikah sonrası gittiler.

Düğün dışında hep evdeydim bu hafta. Bugün dışarı çıkacaktım alışverişe ama yağmur yağdı.Üşendim çıkmaya bende öyle olunca. Hem güneş parıldıyor hem yağmur yağıyordu çok güzel bir görüntüydü. Az kaldı bahara.

Herkese iyi haftalar diliyorum. SEVGİYLE KALIN...

12 Mart 2009 Perşembe

BAHAR

Güzel bir bahar akşamından herkese merhaba. Bugün Adana'da çok güzel bir hava vardı. Sanırım baharı tam yaşayamadan yaz gelecek buralara.

Okullarda yazılı haftası olduğundan iş yeri çok yoğun geçiyor. Öğrencilerin önlerine o kadar imkan sunuluyor ama çalışmamakta direnen ve o parlak zekasını sadece haylazlığa veren çok öğrenci var maalesef.

Bugün 7. sınıf bir öğrencimle aramda şu diyalog geçti:

Şafak: Hocam siz evlenmeyi düşünüyormusunuz?

Ben: Elbette oğlum. Birgün onunda sırası gelecek.

Şafak: Yani evleneceksiniz.

Ben: Kısmetse birgün evet.

Şafak: Hocam siz evlenmeyin.

Ben: Neden oğlum ?

Şafak: Sizi bir cam fanusa kapatalım. Hiç yaşlanmayın. O sırada ben büyüyeyim. Sonra sizi fanustan çıkaralım. Sonra benimle evlenin.

Ben : !!!!!!!!!!!!

Ne alem çocuklar var. Ne diyeceğimi şaşırdım bu sözleri duyunca. Akılları keşke birazda derse çalışsa yaa . Çocuk işte. Kızsan bir türlü, kızmasan bir türlü...

Baharın gelmesiyle yediklerime daha bir dikkat eder oldum :)) Rejim demeyelimde dikkat etmek diyelim. Çünkü Allah'ıma bin şükür rejimlik kilom yok. Hala 36 bedenim :)

Şimdilik benden bu kadar. Kendime bir kahve yapıp Tv izleyim biraz.

SEVGİYLE KALIN...

10 Mart 2009 Salı

SIKINTIYA BYEE :)

Merhabalar herkese, tüm sıkıntımı attım üzerimden. Teşekkür ediyorum hepinize. Sıkıntımın geçmesi için hayat ilacım alınmış bulunuyor :)))
Birkaç söz, birkaç cümle tüm sıkıntımı aldı götürdü :) Yerine umudu getirdi. Daha fazla sabretme gücü verdi.
Ne kadar kolay mutlu olabiliyorum. Bu huyumu seviyorum. Küçücük birşey, bir söz bile beni mutlu edebiliyor.

Bu hafta alışveriş haftam sanırım benim. Birsürü ciciler aldım :)
Önümüzdeki cumartesi kuzenimin düğünü var. Düğün için çok cici, çok şık bir abiye kıyafet aldım. Bahar geliyor diye baharlık bluzler aldım, spor ayakkabı aldım. Şirin şirin tokalar aldım. Aldımda aldım :) Sanırım durmam lazım. Bahar geliyor diye cıvıl cıvıl şeyler giymek geliyor içimden.

Artık Adana'da kaban çok geliyor üzerimize. Baharlıkları giymeye başlarız sanırım heran.
En sevdiğim mevsimdir ilkbahar. Ama en kötüsüde rüzgarı. Uçuruyor tozu, toprağı.

Şimdilik benden bu kadar. İyi olduğumu haber vermek istedim.

SEVGİYLE KALIN HEPİNİZ...

9 Mart 2009 Pazartesi

...

Bugün biraz sıkıntılıyım. Hani insan sebepsiz ağlamak ister ya hüngür hüngür işte öyle bir durumdayım şuan. Başımda da şiddetli bir ağrı var. İlaç içmemek için direndim tüm gün ama en sonunda dayanamayıp içeceğim sanırım ağrı kesici. Belki de içimdeki sebepsiz sıkıntıdan dolayı baş ağrım bilemiyorum.

Penceremin kenarından bakıyorum gelip geçen arabalara, gökyüzündeki yıldızlara. Bir uçak geçti biraz önce karanlığın içinden gürültülü sesini duydum. Bir heyecan kapladı içimi. Getirse ya biran önce sevdiğimi bana. Yeter artık bu özlem yeter...


********************

Şimdi haykırsam özlemimi beni izleyen yıldızlara.
Duyarmı yalnızlık sesimi...
Peki sen duyarmısın seni ne kadar özlediğimi.

Dön artık ne olur , sana çok ihtiyacım varrrr...


**********************

8 Mart 2009 Pazar

MİM-HAYATIMIZA YÖN VEREN ŞAİRLER

Sevgili arkadaşlarım Gülcan ve Banucum beni mimlemişler. Hayatımıza yön veren şairler konusunda. Biraz geç oldu özür diliyorum.
Çok güzel bir konuda mimlenmişim. Çünkü şiir yazmayıda okumayıda çok severim. Can Yücel, Nazım Hikmet, Cezmi Ersöz şiirlerini sürekli takip eder blogumdada yer veririm.

ÖZLEDİM SENİ...

özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
''git artık'' demek
''beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa''
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....

CAN YÜCEL
BU KADAR SEVMEDİM Kİ

Dönemem terk ettiğim hiç bir yere
Dolaşıp duruyorum sokaklarda
Dilimde o son duam
Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki
Sonsuzluk gibi çıkıyordu
Bu söz içimden
Umutsuz bir yakarış gibi
Hiç bitmeyecek bir hasret gibi
Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki

CEZMİ ERSÖZ
YAŞAMAYA DAİR
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani, o derecede, öylesine ki,
meselâ, kolların bağlı arkadan,
sırtın duvarda,yahut, kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Nazım HİKMET

Bugün Dünya Kadınlar Günü. Tüm kadınlarımızın kadınlar gününü kutluyorum. Aynı zamanda herkesin kandili mübarek olsun.

SEVGİYLE KALIN...

İyi haftalar...

4 Mart 2009 Çarşamba

HAFTA ORTASI

Merhabalar, hastalıktan henüz kurtulamadım :(
Sümüklüye çıkacak adım yakında :)))) İş yerinde bugün çok yoğundum. Matematikçi, ingilizceci izinliydi. Türkçecide işi bıraktı. Bir tek ben kaldım büyük sınıfların öğretmeni. Kaç sınıf arasında mekik dokudum. Fen ödevleri yetmiyor gibi birde matematik ödevi yaptırdım. Bu hasta halimle o dersten o derse canım çıktı.

Bugün işten çıktım derse gidiyorum yeniden. Adana'nın meşhur Balcalı otobüslerine bindim.

Adana'da bazı otobüslerde muavinler olur para toplarlar ve bağırırlar işte şuraya buraya gidiyor diye.
Benim bindiğim otobüsün muavini bağırıyor balcalı , baraj yolu gel abla diye. Neyse bindim.
Her durakta muavin bağırmaya devam. Bir teyze sordu. Oğlum kalp hastanesine gider mi diyee. Muavin; gider teyze. Kalp hastanesine de gider, ciğer hastanesinede, böbrek hastanesine de :))) Sonra otobüstekilere eeee neden gülmüyorsunuz diyor :)) Aman yaa işte espiri yaptı göya. Akşam saatindede çekilmiyor :)

İş yerinden bu hafta 2 öğretmen ayrıldı. Etütteki herkes gergin. Benden çok memnunlar ama yinede heran herşey olabilir. Bazı olaylar benimde sinirlerimi bozmuyor değil yani. Ahhh oranın işletmecisi yada müdürü ben olacam neler yaparım :)

Şimdilik benden bu kadar.

Sevgiyle kalın hepiniz...

3 Mart 2009 Salı

İYİ Kİ VARSIN !!!

Bazen Zordur Yaşamak...
Nefes Almak Bile Zor Gelir İnsana...
Bir Kuşun Kanadına Takılıp Gitmek İstersin Uzaklara
Bazen Güzel Bir Söz Tutar İnsanı Ayakta...
Bir Sevdiğinin Sıcak Gülümsemesi Bağlar İnsanı Hayata...
Birde İki Kelime Kalır Dudaklarında
İYİ Kİ VARSIN !!!

1 Mart 2009 Pazar

ÇOCUK OLMAK...

Merhabalar herkese.
Hiç keyfim yok. Rahatsızım biraz. Üşüttüm sanırım. Bir hafta iş yerinde nöbetçi olduğumdan dolayı çoğunlukla bahçedeydim. Havada 1 haftadır öyle soğuk ki. Sürekli yağmurluydu hava. Şifayı kaptım anlayacağınız.

Dünde çok yağmur yağdı ama bu sabah uyandığımda pırıl pırıl güneşle karşılaştım. Bugün hava o kadar güzel ki. Ama ben hastayım ve evden çıkamıyorum :(

Şuan battaniyeye sarılmış oturuyorum pc başında.

Bu haftam çok yorucu geçti. Malumunuz şu nöbet olayı. Dersim olmadığı zamanlar bahçede olduğumdan dolayı dersine hiç girmediğim minik öğrencilerle bile çok güzel diyaloglar yaşadık.

Etütümüzde kapıdan girer girmez tüm öğrencilerim öğretmenin deyip öpüyor beni :) O kadar mutlu oluyorum ki.

Çocukları çok seviyorum.

Bizim etütümüzde öğrenci kademesi ilkokul 1 den başlıyor Liseye kadar. Benim branşım gereği ben ortaokul ve liseye giriyorum. Haftada 1 saat sadece 4 ve 5. sınıfların Fen dersine giriyorum. Ama ona rağmen etütteki tüm öğrencilerle içiçeyizdir.

2. sınıf öğrencilerindeki kızlardan biri geldi o gün bahçede yanıma. Sarıldı belimden sımsıkı :) Çok şekerler. Allah'ım banada böyle şirin çocuklar nasip et diyorum hep.

Bu şirine kız diyor ki bana; öğretmenim ne güzel siz hiç ödev yapmıyorsunuz bende büyümek istiyorum sizin gibi. Canım yaa bir bilse büyüyünce hayat ona ne ödevler yaptıracak.

O yaşlarda çocuk olmak isterdim bende şimdi. Ne kadar habersizler çoğu şeyden ne güzel.

Sizde istermiydiniz yeniden çocuk olmak ???

SEVGİYLE VE SAĞLIKLI KALIN HEPİNİZ.

HERKESE İYİ HAFTALAR DİLİYORUM...

28 Şubat 2009 Cumartesi

SÖZLÜYE KALKTIM... 'MİM'

Canım arkadaşım Aylin bana sormuş...
'Sana aşık olan ve bunu sana yansıtan öğrencin oldu mu ?' diye.
Olmaz mı canım arkadaşım. Oldu tabi...

Öğretmenlikte 6. yılım. Bu zamama kadar aşık olan öğrencilerim çok oldu. Kimi belli etmemeye çalışırdı, kimi ise bariz belli ederdi.

Bir öğrencim beni bayağı korkutmuştu. Staj yaptığım bir okulaydı bu öğrencim. Öğretmenliğimin ilk yıllarıydı henüz. Haftada 3 gün bir okula gider ders verirdim. Bir sınıfa girmeyi hiç ama hiç istemezdim. Çok haylazlardı. Lise 1. sınıftı. İçlerinde bir öğrenci vardı ki. Derste asla sesi çıkmaz, tek yaptığı ellerin çenesinde dikkatlice beni izlemekti. Fizik dersi kötü olan öğrenci süper olmaya başlamıştı. Benim gözüme girebilmek için. Beni kızdıran öğrencilere diklenir öğretmenimizi üzmeyin derdi. Ama hep görmezden geldim. Farkındaydım herşeyin.
Okula gittiğim günlerin dışında bir dershanede çalışıyordum. Birgün öğretmenler odasında otururken tlf geldi sekreterden. Hocam misafiriniz var diye.
Şaşırdım ve hemen aşağı indim. Birde ne göreyim. Okulda ki öğrencim Mehmet karşımda.

Mehmet: Hocam merhaba nasılsınız ?
Ben: İyiyim Mehmet sağolasın. Hayırdır?
Mehmet: Hocam sizi ziyaret etmek istedim.
Ben: Hımm iyi ettin !!!!
Mehmet: Hocam özledim sizi. Dersimize girmenize daha 2 gün var bekleyemedim.
Ben: !!!!!!!!!!!!
Mehmet: Bu hafta abimin düğünü var sizi davet etsem gelirmisiniz? Size davetyiye getirdim
Ben: Allah mutlu etsin. Teşekkür ederim.
Mehmet: Geleceksiniz değilmi hocam.
Ben: Mehmet o gün dersim geç bitiyor dershanede çok zorr.
Mehmet: :((((( Lütfen

O an kırmamak, incitmemek için öğrenciyi ne diyeceğimi şaşırdım.

Ben: Denerim Mehmet ama çok zor. Yine de davetin için teşekkür ederim. Ailene tebriklerimi iletirsin.
Mehmet: Ben bekleyeceğim sizi hocam.
Ben: !!!!!!!!! Derse girmeliyim hadi seni yolcu edeyim.
Mehmet: Bekleyeceğim hocam...

Aşağı kata indim ve öğrenciyi yolcu ettim.

Bu öğrenci nereden tlfnumu bulmuş bilmiyorum ama bir gün sonra bir msj geldi tlfnuma.

''Sizi düğüne mutlaka bekliyorum. Düğünde sizin olacağınız hayalini kuruyorum hep lütfen gelin.'' yazmış.

Şaşırdım. Ne yazacağımı şaşırdım. Onu incitmeden birşeyler yapmalıydım.

Gelemeyeceğim,üzgünüm Mehmet. Ailene mutluluklar dilediğimi ilet yazdım ve yolladım.

Gitmedim. Birkaç kez daha msj çekti arkasından.

Korktum endişelendim. Çok tehlikeli yaştaydı çocuk. Neyse ki dönem sonuna az kalmıştı.
Stajım bitti ve okula birdaha gitmedim. Böylece kapandı konu.

Mesleğimiz çok zor. Gerçekten öğrenciler öyle hayallere kapılıyorlar, öyle safça düşünüyorlar ki. Ergenlik çağlarında hep kendinden büyük insanlara hayran kalıyorlar ve aşık olduklarını düşünüyorlar. Çok dikkatli davranmamız gerekiyor.

Bir başka aklıma gelen öğrencimde özel ders verdiğim öğrencimdi. Sürekli uyarırdım.Oğlum bana değil kağıda bak diye. Böyle beni izlerdi derste.

Ben hiç öğretmenime aşık olmadım. Ortaokulda genç bir hocamız vardı. Beğenirdik arkadaşlarla aramızda ama aşık olmadım hiç.

Bende şimdi Çalıkuşu'na soruyorum.
Sana hiç aşık olup bunu yansıtan öğrencin oldumu? Kolay gelsin.

SEVGİYLE KALIN...

24 Şubat 2009 Salı

YAĞMURLU BİR GÜN

Merhabalar, bugün Adana'da çok şiddetli yağmurlar yağdı. Göl oldu heryer. Bende nasibimi aldım sabah sabah. Nöbetçi olduğum için işe yaklaşık 1 saat önce gidiyorum. O kadar soğuk ki hava. Sabah saat 7'ye doğru evden çıktım. Şemsiyemi sıkı sıkı tutmuş hızlı hızlı yürüyorum otobüs durağına doğru.
Bir seçim otobüsü yanımdan geçti veee yerde ne kadar çamur varsa üzerime.
Dedim zaten sana oy vermicektim artık hiç vermem :))

Kabanım, pantalonum mahvoldu. Ne biçim laf yedi arkasından ama yani tahmin edersiniz :) O an ki halimi kameraya çekseler görseniz çok gülersiniz sinirimden köpürüyordum yani.
Eve dönsem işe geç kalacam mecbur çıkardım çantamdan kolanyalı medilleri ve peçeteleri siliyorum.

Sabah sabah böyle başladı gün işte. Öyle de devam etti.
İş yerindede çok aksilikler oldu. Anlayacağınız berbat bir gündü.
Çok gergindim bugün hala da öyleyim.
Umarım yarın iyi birgün olur.

SEVGİYLE KALIN...

23 Şubat 2009 Pazartesi

AŞKTAN ÖTE...


Birgün bir sevda çalar kapınızı,

Şaşırırsınız !

Beklemiyorsunuzdur çünkü...

Alışmışsınızdır hayal kırıklıklarına, gözyaşlarına...

Bugüne kadar gelen sevgilere hep bu yüzden misafir olarak bakmışsınızdır...

Ama artık umutlusunuzdur,

Dua edersiniz hergün bu güzel rüya bozulmasın, yeniden hayal kırıklığı yaşanmasın diye

Bu sevgi, siz farkına varmadan aşktan öte bir şekilde kalbinizde yerini almıştır...

20 Şubat 2009 Cuma

YORUCU AMA EĞLENCELİ BİR HAFTA


Merhabalar, bir hafta sonuna daha girmekteyiz. Bu haftam yine herzaman ki gibi yoğundu. Ama hemde eğlenceli geçti diyebilirim. Öğrencilerimin bana oyuncak verme sevdaları bitmedi :))

Bizim iş yerinin yanında ki kırtasiyede şu para atılınca oyuncak yakalayan makinadan var. Öğrencilerim ordan kazandıklarını hep bana getiriyorlar. Yakında oyuncakçı dükkanı açacağım :))

Ama hepsi o kadar şirin şeyler ki. Tweetyi çok sevdiğimi bilen bir öğrencim sırf benim için Tweety oyuncağı kazanmış. İşte bu hafta aldığım oyuncak hediyelerim..

Bu hafta ayrıca etkinlik saatlerimizde genellikle tabu oynadık öğrencilerimizle. Çok eğlenceliydi. Kuklalı tabu. Tabu oyununu oldum olası sevmişimdir ama kuklada eklenince daha zevkli olmuş oyun. Tavsiye ederim sizlerede. Oynarken hele ki o öğrencilerin mızıkçılığı, anlatma şekilleri, kelimeyi görünce tutulan dillleri komediydi :)

6. sınıf erkek biröğrencim aşık olmuş :)
Görseniz nasılda mutluydu... Dün etüte geldiğinde öğretmenim bugün çok çok mutluyum dedi. Niye dedim. Anlattı bana. Kızsam bir türlü, gülsem bir türlü. Dinledim bende sonra dedim derslerini aksatma, öyle kendini kaptırma, önünde sınavların var gibi şeyler söyleyerek konuştuk.
Bugün geldi tekrar öğrencim çok mutsuz. Kız yüz vermiyormuş. Kız dün senden hoşlanıyorum derken bugün hoşlanmıyorum senden demiş. Ayy bu yaşta kızlarda çok fena olmuş canım :))

Bende aldım karşıma konuştum. Bunların ilerde gülüp geçilecek şeyler olduğundan bahsettim. Biraz dertleştik işte arkadaş gibi.
Sonra öğrencim çok değişti ve o kederli çocuk gitti birden düzeldi :) Derste süper performans gösterdi. Çok mutlu oldum bende tabi.

Bu hafta anneannem rahatsızladı :( Çok korkuttu bizi. Neyse ki iyi şimdi.

Haftaya iş yerinde hafta içi nöbetim var. İş yerinde mesaim 1 saat önce başlayıp 1 saat geç bitecek. Haftaya çok yoğun geçireceğim. O yüzden bu hafta sonu iyice dinlenmem gerekli.

Hepinizin iyi bir hafta sonu geçirmenizi dilerim.

SEVGİYLE KALIN...

18 Şubat 2009 Çarşamba

30'lardan Sonra Dostluk Hallerimiz... 'MİM'

Sevgili arkadaşım Mehtap beni mimlemiş. Biraz geç oldu kusura bakma canım.
Henüz 30 yaşıma gelmedim ama yinede bu mimi cevaplayacağım. Sonuçta dostluk her yaşta var olan birşey değilmi.

Kimi zaman dostluk acı bir tecrübe kimi zaman en iyi şey oldu hayatımda. Arkadaşım çok oldu ama gerçek dostu hep buldum derken aslında onun gerçek dost olmadığını anladım. Çok üzüldüm bu konuda hep. Genelde güvendiğim insanların gerçekten dostum olmadığını gördüm.

Ama dostların zaten bir elin parmağını geçmeyecek kadar olduğunu düşünüyorum hayatımda.

30 yaşımdan sonrada ailecek eşimlede görüşebileceğim dostluklarımda olsun isterim. Benim dostumun eşiylede eşim dost olursa süper olmaz mı :)

Bu zamanda gerçek dost çok zor bulunuyor. İnsan buldumu kaybetmemeli dostunu diye düşünüyorum. Blog alemindede güzel dostluklar elde ettim ve bu yüzden de hep diyorum iyi ki blog dünyasına girmişim.

Bende sevgili dostum Aylin'i, Elçin'i ve Lola'mı mimliyorum. Kolay gelsin :)

HAYATTA HEP GERÇEK DOSTLUKLAR BULMAMIZI DİLİYORUM.
SEVGİYLE KALIN...
SEVGİYLE KALIN HEPİNİZ.

15 Şubat 2009 Pazar

YAĞMURLU BİR PAZAR GÜNÜ...

Yağmurlu bir hava var dışarıda. Bugün ki yağmurdan nasibimi aldım. Hiç dışarı çıkasım yoktu bu havada ama mecburdum.
Öğlen kursa gittim, çıkışta da dersim vardı. Tam dersten çıkacağım öyle şiddetli bir rüzgar,yağmur ve dolu indi ki şaşkınlık içinde yolda koşuşan insanları izledik öğrencimle. Hemen çıkamadım dersten tabi yağmurun azalmasını bekledim
.

Bir karar verdim arkadaşlar. Blog adresimde küçük bir değişiklik yapacağım. Ama okuyucularımı kaybetmek istemediğim için yeni linkimi vereceğim sizlerin bloguna uğrayarak.


Geçen haftadan beri benim canım pamuk anneannem bizde kalıyor. Bu haftada bizde yine. Bugün beni çok güldürdü. Tutturdu sakın kilo verme diye. Ben az yedikçe bana sofrada bak hala rejim yapıyor diye söylenmesi :)
Sonra köşeye sıkıştırıp bu yaşa gelmeme rağmen hala gıdıklaması beni gülmekten öldürdü. Ben çok gıdıklanırım. Bunuda biliyor. Küçükken anneannem beni çok fazla gıdıklardı. Bu huyundan hala vazgeçmedi ama :)

Yarın yeni bir haftaya başlıyoruz. Umarım hepimiz için iyi bir hafta olur.

HEPİNİZ SEVGİYLE KALIN
...

14 Şubat 2009 Cumartesi

SEVGİLİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN...

Seni özlemek,

Seni sevmek

Hayatımdaki en güzel şey şuan...

Varlığın en güzel hediye bugün...

İyi ki varsın hayatımda...

İyi ki hoşgeldin dedim yüreğime...

Şimdi ve gelecekte benimle olmanı diliyorum bu sevgililer gününde.

SENİ SEVİYORUM
********
Muhabbet Çiçeği

12 Şubat 2009 Perşembe

I LOVE YOUR BLOG

Merhaba arkadaşlar, Çok mutlu oldum. Sevgili arkadaşlarım ÇALIKUŞU, AQAMARİNE VE FERZAN tarafından ödüller almışım. Ama bu ödülün şartları varmış.

1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek.
2. Bu ödülü 7 başka blog sahibine linklerini vererek göndermek.
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.

Şimdi ödül vereceklerimi bir düşüneyim. Ama kimse darılmasın kırılmasın. Çünkü sevdiğim ve takip ettiğim bloglar 7'yi geçiyor. Ama ben daha fazla yazacağım.

*Atakan ve Bora'nın Tatlı annesi
*Aylincim
*Elçincim
*Sude ve Buse'nin Tatlı annesi
*Lolacım
*Aquamarinecim
*Zarifecim
*Nalancım
*Gülcancım
* Hayatcım
*Mehtapcım
*Prima Rima
* Zuzuların Annesi
* Beenmayacım
*Periciğim

Blogunu yazamadım tüm dostlarım hepinizi çok seviyorum.
Sevgiyle kalın.
..

11 Şubat 2009 Çarşamba

NALAN ARKADAŞIMA ÇOK TEŞEKKÜRLER...

Bugün Nalan arkadaşımızdan çok şirin hediyeler aldım. Kargo bizim iş yerini bulamamış. Şehrin göbeğinde en ünlü okulun karşısında yani nasıl bulamamışsa anlamadım ve ben gittim kargoya almaya. Kargodakilere de nasıl bulamazsınız pess yani dedim. Neyse aldım hediyemi sonunda :)) Çok teşekkür ederim Nalan'cım. Anahtarlarımı hemen taktım anahtarlığıma.
Çok sevdim.
Kartın için, küpe ve bileklik içinde çok teşekkür ederim.

Yoğum bir hafta geçiyor yine herzaman ki gibi. Ama çabucak haftayı ortaladık sanki.
Bahar geliyor Adana'ya derken bugün yine soğudu hava. Öğlen iş yerinden kargoyu almak için çıktım üzerime kaban bile almadım. Ama akşam birden serinlik çöktü.

Şimdilik benden bu kadar. Sevgiyle kalın...

8 Şubat 2009 Pazar

PAZAR KEYFİ

http://www.evimdergisi.com.tr/yazarlar/lerzan/00786/homepage_image.jpg
Merhabalar, bir pazar günü akşamı ve ben keyif yapmaktayım. Ne çabuk bitti hafta sonu diyerek biryandan yarın ki iş planımı yapıyorum. Bu hafta sonu evde keyif yaptım.

Cumartesi akşamı kuzenim aradı. İlla dışarı çıkalım dedi. Kıramadım. Nişanlısıyla birlikte beni gelip aldılar evden. Yaklaşık 1,5 saat oturduk bir cafede. Sohbet ettik. Kuzenim gelecek ay evleniyor . Yaptığı hazırlıklardan konuştuk. İmrendim birden :)

Bende o günleri yaşayacağım inşallah diyerek bir iç çektim :)


Bugün evden hiç çıkmadım. Yağmurlu bir hava vardı. En güzeli Tv, bilgisayarım, kahvem ve kitaplarımla başbaşa kalmak diye düşündüm.
İyi geldi bana.


İYİ BİR HAFTA GEÇİRMEYİ UMUT EDİYORUM.

HERKESE İYİ HAFTALAR DİLİYORUM.
SEVGİYLE KALIN...

7 Şubat 2009 Cumartesi

YaRıM KaLaNLaRa RaGMeN

YaRıM KaLaNLaRa RaGMeN


ZeYNeP SaGDaS-YaRıM KaLaNLaRa RaGMeN - HaSReTiM

Söylemezdin tüm o sözleri

Görseydin en gerçek halimi

Artık önemi yok

Her yanlışta doğar bir doğru

Belkide böyle olmalıydı bu

Boşver ziyanın yok

Başka birine kendimi anlatmak

Başka birine duvarlarımı yıkmak

Başka tenlerde aşkı aramak

İnan istemem artık

Zor duramam ayakta hergün kırılıpta

Zor aşk yaşanmıyor hergün her an yanılıpta

Her giden bir parça çalıyor benden

Yarım kalanlara rağmen

Yok bağırma hiç şimdi alınıpta

Yok üstüme gelme hiç eskiye sarılıpta

Her acı bir günah siliyor benden

Yarım kalanlara rağmen

Şimdi yaramı sarmam gerek

Aşkla aramı yapmam gerek

Kime inanmalıBaşka birine kendimi anlatmak

Başka birine duvarlarımı yıkmak

Başka tenlerde aşkı aramak

İnan istemem artık

Söyleyen : Zeynep Sağdaş

***************

Çok hoşuma gitti bu şarkı. Ama bu şarkı bana uymuyor yanlış anlaşılmasın :))) Nazar değmesin ki aşkı aramıyorum. Buldum :)

3 Şubat 2009 Salı

BOL ETKİNLİKLİ BİR HAFTA

Merhabalar dostlarım, çok yoğun bir hafta geçiriyorum. Diğer öğretmen arkadaşımızın izinde olmasından dolayı tüm dersler bana kaldı. Çocukları sıkmadan biraz ders biraz etkinlik yapıyoruz. Bugün etütçe çocukları tiyatroya götürdük. Benim öğrencilerim büyük sınıflar oldukları için biraz sıkıldılar bu çocuk oyunundan ama yinede güzeldi.

Tiyatrodan sonra Adana 'da bulunan Atatürk'ün evine götürdük bizim öğrencileri. Ve işte Atatürk'ümüzün Adana'da ki evinden sizler için resimler.
Saat tam 09:05 de durdurulmuş.






Be ilkokulda okurken Atatürk'ün evine gittiğimde Atatürk'ün, annesinin, babasının mumyaları vardı. Ama artık yok. Kaldırılmış.
Gezi sonrası etüte geri döndük. Öğrencileri derse konsantrede biraz zorlandık. Canları hiç ders işlemek istemiyordu. Bende oyun gibi yapalım bu dersi o zaman dedim ve gruplara ayırıp bilgi yarışması yaptım .Çok keyifli oldu.
Bu hafta böyle geçiyor bakalım. Umarım herkesin haftası iyi geçiyordur.
HEPİNİZ SEVGİYLE KALIN...

1 Şubat 2009 Pazar

5. CÜMLE MİMİMİZ

Merhabalar, sevgili arkadaşım Gülcan'cım beni mimlemiş. Teşekkür ediyorum canım. Kitap okumayı çok seven biri olarak zevkle yazıyorum.

1-Yakınınızda bulunan ilk kitabı alın.

^^ Evet aldım. Başucumda duran V.C Andrews'in kitabı ÇATI. Güzel bir kitap ama yoğunluktan ancak 1-2 sayfa okuyabiliyorum. Sonrasına göz kapaklarım izin vermiyor :))^^

2. 161. sayfayı açın.

^^Evet açtım :)^^

3. 5. cümleyi okuyun.

^^ Okudum :) ^^

4. Blog sayfasına yazın.

'' Kilitli kapımızın dışında neşeli bir yaşamı sürmekte olduğunu öğrenmek umutlandırmıştı bizi.''

5. En güzel cümle ve en güzel kitabı seçmeyin. Sadece yakınınızda olan ilk kitabı alın.

^^Kitap yatağımın başucumdaydı. ^^

6. 5 blog arkadaşınıza yollayın.

Eğer cevaplamadılarsa Sevgili arkadaşlarım;

* Elçincim

* Lolacım

* Ferhancım

* Aquamarine

* Hayatcım

sizleri mimliyorum.

SEVGİYLE KALIN HEPİNİZ...

28 Ocak 2009 Çarşamba

VAZGEÇİLMEZİMSİN SEN...

İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında, seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın, dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam...

Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam...

Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp, bana baktığını hissediyorsam...

Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa...

İçtiğim çayın şekeri, kahvaltımın her lokması sen oluyorsan...

Sokakta bana bakan her insan, yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa...

Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam...
O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam...

Yüzlerce kişinin arasında bile kadehimi sadece senin şerefine kaldırıyorsam...
Başımı döndüren şeyin aslında içki değil, sana olan aşkım olduğunu biliyorsam...

Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle, bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam...

Ve o enerjiyle hiç uyumadan günlerce çalışabileceğimi duyumsuyorsam...

Gün boyu saatleri, dakikaları sayıp 'Neden geçmiyor bunlar' diye hayıflanıyorsam...

Hep döneceğin günü ve buluşacağımız anı bekliyorsam...

Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam...

Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam...
Seninle ilgili planlar yapıyorsam geleceğe dair...
Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzerinde dakikalarca düşünüyorsam...

İzlediğim filmdeki başrol oyuncularının yerine kendimizi koyup 'Biz olsaydık böyle yapardık' diyorsam...

Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam...

Yine de bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam...

Aşkımın coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam...

Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı, yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi, içkinin en keyiflisini seninle içeceğimi düşünüyorsam...

'Hayatının en anlamlı şeyi ne' diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam...

Sen benim için vazgeçilmez olmuşsun demektir...

27 Ocak 2009 Salı

CANIM YEĞENLERİM İYİ Kİ DOĞDUNUZ...

Bundan tam 8 yıl önce bugün gözlerinizi açtınız dünyaya. Büyük bir telaş içinde ablamı hastaneye yetiştirdiğimizi hatırlıyorum. İkizlerimiz dünyaya geliyordu. Çok heyecanlıydım bir o kadar da korkuyordum ablamın o sancılarını gördükçe. Artık teyze olacaktım. Ne büyük mutluluktu bu benim için. Ve o büyük telaşın sonunda gözlerini açtılar dünyaya.

Ama ne göreyim çok küçücüktüler. Bu küçük bebekler benim yeğenlerimmiydi şimdi. Kucağıma almaya kıyamazdım ki ben onları. Nasıl bir heyecandı. O gece hiç uyuyamamışdım.

Şimdi 8 yaş bitti ve merhaba 9 yaş. Ne kadar çabuk geçti o kadar yıl. Onlar benim herşeyim.

TEYZENİZ SİZİ ÇOK SEVİYOR ÇOKKKKKKKKKKKK...

İYİ Kİ DOĞDUNUZ CANLARIM. HER YAŞINIZ BÖYLE GÜLÜCÜKLER İÇİNDE GEÇSİN...

25 Ocak 2009 Pazar

HAYATTA YAPTIĞIM 4'LER- MİM

Sevgili arkadaşım Gülcan beni mimlemiş. Biraz geç oldu özür diliyorum ve hemen cevaplamaya geçiyorum…

Yaptığım 4 iş;


**** Sabah işe gitmek
**** İş çıkışı derse gitmek
**** KPSS çalışmak
**** Akşamları bilgisayar başında azıcıkta olsa hasret gidermek (En güzeli de bu :) )

Defalarca izleyebileceğim 4 film;

**** New York’ta Bir Sonbahar
**** Melekler Şehri
**** Pretty Woman
**** Babam ve Oğlum

Yaşadığım 4 yer;

**** Adana
**** Mersin

İzlediğim 4 Tv programı;


**** Komedi Dükkânı
****Çok güzel Hareketler Bunlar
****Beyaz Show
****Var mısın Yok musun?

Tatil için gittiğim 4 yer;

**** Mersin
**** Ankara

En sevdiğim 4 yemek;

**** Adana Kebap :)
**** İçli Köfte
**** Sarımsaklı Köfte
**** Tavuk

Hemen şimdi olmak isteyeceğim 4 yer;

**** Sevdiğimin yanında
**** Sessiz sakin deniz kenarında bir evde
**** Şömine başında, dışarıda kar elimde kahvem ve kitabım bir dağ evinde

Bir yağmur damlası olsaydım düşmek isteyeceğim 4 yer;

**** Sevdiğimin yanağına :)
**** Okyanusa

Bende sevgili arkadaşımız Flame'yi ve Sude-Buse'nin annesini mimliyorum. Kolay gelsin size...
Sude ve Buse'nin tatlı annesi Cemile MUTLU YILLAR ARKADAŞIM. İYİ Kİ DOĞDUNNN :)

22 Ocak 2009 Perşembe

KARNELERR...

Merhabalar. Yoğunluktan dolayı blogumu ve sizleri ihmal ettim . Kusura bakmayın. Karne haftası rahat ederim dedim ama daha da yoğun geçiyor. Çünkü okula gitmiyor çocuklar o yüzden tüm gün etütteler. Tabi böyle olunca 2 devre karıştı. Vee ders yapmak istemeyen öğrencileri baş etmek zorlaştı. Hergün eve bitkin geliyorum. Erkende uyuyorum.

Bakalım yarın nasıl karnelerle gelecekler bizim öğrenciler. Gerçi hepsinin notlarını e-okuldan takip ediyorum ama olsun karne bambaşka. Hepsinin Fen dersi iyi gelecek karnede neyse ki. Heyecanlıyım yine de:) Dönem boyu emek ettik umarım emeğimizin karşılığını güzel notlar görerek alırız.

Sömestirin ilk haftası çalışıyorum. Ama daha çok etkinlik yapacağız çocuklara. Birgün sinema, birgün tiyatro, Mc Donalds, gezi vs...
Haftaya cuma izne ayrılıyorum 1 haftalık. Bol bol dinleneceğim :)

Allah bozmasın, nazar olmasın bugünlerde herşeye ragmen mutluyum :)
Bunu hakettiğimi düşünüyorum artık.

Bugün canım Lolamın doğumgünü. Mutlu yıllar arkadaşım benim.

Şimdilik benden bu kadar. SEVGİYLE KALIN HEPİNİZ...